top of page

Kusursuz Bir Aday Deneyimi Rehberi: Şirket İtibarını Koruyan ve Yetenekleri Bağlayan Stratejiler

  • Yazarın fotoğrafı: HiRi.ai
    HiRi.ai
  • 29 Ara 2025
  • 9 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 10 Oca

Günümüzün yetenek savaşlarında güç dengesi artık işverenden adaya geçmiş durumda. Artık adaylar için sadece maaş bordrosundaki rakamlar değil, başvuru butonuna bastıkları andan itibaren gördükleri insani ve profesyonel muamele belirleyici oluyor. Ancak madalyonun bir de karanlık yüzü var: İşe alım sürecinde yapılan hatalar, sadece bir yeteneği kaybetmenize değil, markanızın yıllardır inşa ettiği itibarı bir gecede sarsmanıza neden olabilir.


İşveren markanızı güçlendiren ve aday yolculuğunu bir itibar merkezine dönüştüren 5 adımlık aday deneyimi kontrol listesi rehber görseli. Başvurudan teklife şeffaf ve insan odaklı işe alım süreci

Bir "İtibar Krizi" Olarak Kötü Aday Deneyimi


İstatistikler bu durumun ciddiyetini açıkça ortaya koyuyor: Kötü bir deneyim yaşayan adayların %72’si bu olumsuzluğu LinkedIn veya sosyal medya platformlarında açıkça paylaşıyor. Daha da çarpıcı olanı, adayların %60’ı kötü muamele gördüğü bir markanın ürün veya hizmetlerini kullanmayı anında bırakıyor.


Bu durum, İnsan Kaynakları departmanını sadece bir "seçme ve yerleştirme" birimi olmaktan çıkarıp, şirketin en kritik "itibar koruma mekanizmalarından" biri haline getiriyor. Reddedilen binlerce adayın her birinin potansiyel bir marka elçisi veya tam tersine, markanıza karşı birer "anti-lobi" oluşturma potansiyeli taşıdığını unutmamak gerekiyor.


Adayların %72'si kötü deneyimlerini sosyal medyada paylaşıyor. Bu görsel, işe alım hatalarının bir şirketin pazar değerine ve marka sadakatine nasıl doğrudan zarar verebileceğini, bir 'itibar krizi' perspektifiyle yansıtıyor.


Bilgi akışının şeffaf olduğu dijital çağda, "Ghosting" (cevap vermeme), hazırlıksız girilen mülakatlar veya karmaşık başvuru formları birer operasyonel eksiklik değil; adaya ve emeğine verilen değerin düşük olduğunun somut bir kanıtı olarak algılanıyor. Peki, işe alım sürecinizi bu risklerden arındırıp, nasıl sadık birer marka dostu yaratan stratejik bir yapıya dönüştürebilirsiniz?


Kusursuz Bir Aday Deneyimi İçin 5 Adımlık Kontrol Listesi


İşe alım süreci, dışarıdan bakıldığında sadece bir pozisyonu doldurmak gibi görünse de aslında markanızın dış dünyaya açılan en şeffaf penceresidir. Her aday, mülakat odasından veya başvuru portalından ayrılırken cebinde markanızla ilgili bir "hikaye" taşır. Bu hikayeyi bir itibar merkezine dönüştürmek, süreci sadece İK’nın bir görevi olarak değil, bir kurumsal iletişim stratejisi olarak ele almayı gerektirir.


Aday deneyimini optimize etmek; potansiyel yeteneklerin gözünde "tercih edilen işveren" olmanızı sağlarken, aynı zamanda işe alım döngüsündeki verimlilik kayıplarını ve itibar risklerini de minimize eder. Sürecin her temas noktasında profesyonellik, hız ve nezaket dengesini kurmak için şu 5 adımlık stratejik yol haritasını takip etmelisiniz:


  1. Kullanıcı Dostu ve Mobil Uyumlu Başvuru Formları: Başvuru formlarını sadeleştirin, mobil uyumluluğu sağlayın ve "tek tıkla başvuru" seçenekleri sunarak aday kaybını (drop-off) önleyin.

  2. İşe Alım Süreçlerinde Şeffaflık ve Takvim Yönetimi: Adaya mülakat aşamalarını, sürecin ne kadar süreceğini ve bir sonraki adımın ne olduğunu en baştan net bir şekilde bildirin.

  3. Aday İletişim Stratejileri ve Ghosting’i Önleme Yolları: Otomasyon kullanarak her aşamada adayı bilgilendirin; adayları cevapsız bırakarak (ghosting) işveren markanıza zarar vermeyin.

  4. Yetkinlik Bazlı ve İnsan Odaklı Mülakat Teknikleri: Mülakatları bir sorgu değil, çift taraflı bir tanıma süreci olarak kurgulayın; adayın zamanına ve hazırlığına saygı gösterin.

  5. Aday Deneyiminde Geri Bildirim ve Olumsuz Dönüş Yönetimi: Olumsuz sonuçlanan süreçlerde adaya gelişim alanlarını belirten, robotik olmayan ve yapıcı geri bildirimler vererek marka elçileri yaratın.


1. Kullanıcı Dostu ve Mobil Uyumlu Başvuru Formları


Aday deneyimi mülakat odasında değil, aday ilanınıza tıkladığı o ilk saniyede başlar. Dijital dünyada "dikkat süresinin" 8 saniyenin altına düştüğü bir dönemde, adayları bitmek bilmeyen formlarla karşılamak, en yetenekli isimlerin kapınızdan dönmesine neden olur.


Adayların %70'inden fazlası iş ilanlarına mobil cihazlardan ulaşıyor. Bu görsel, başvuru sürecini 5 dakikanın altına indiren, sürtünmesiz ve mobil öncelikli bir aday yolculuğunun kritik önemini vurgulamaktadır.

Neden Önemli? "Sızıntılı Huni" Etkisi


İK dünyasında buna "Sızıntılı Huni" (Leaky Funnel) diyoruz. Yüksek "aday kaybı" (drop-off rate), nitelikli ancak zamanı kısıtlı olan pasif adayların sürecin en başında elenmesine yol açar. Eğer formunuz mobil uyumlu değilse veya adayı sürekli hata veren "kayıt ol" sayfalarına yönlendiriyorsa, sadece bir aday kaybetmiyorsunuz; markanızın teknolojik vizyonuna dair olumsuz bir mesaj veriyorsunuz.


Derinlemesine İyileştirme Stratejileri


  • "CV Parsing" Teknolojisinden Yararlanın: Adaydan hem CV yüklemesini isteyip hem de iş deneyimlerini tek tek elle yazmasını beklemek, modern işe alımın en büyük hatasıdır. Yapay zeka destekli araçlar, CV'deki bilgileri otomatik olarak okuyup form alanlarına yerleştirmelidir.

  • Mobil Öncelikli Tasarım: Adayların %70'inden fazlası iş ilanlarına mobil cihazlardan yani telefonlardan bakıyor. Formunuzun bir akıllı telefon ekranında kolayca doldurulabilir olduğundan emin olun. Başvuru butonunun büyüklüğünden, dosya yükleme kolaylığına kadar her detay kritiktir.

  • Aşamalı Form Yapısı: Eğer çok fazla soru sormanız gerekiyorsa, hepsini tek sayfada göstermek yerine aşamalı (progressive) bir yapı kurun. İlk sayfada sadece iletişim bilgileri ve CV alarak süreci başlatın.


Somut Uygulama Örneği: "Tek Tıkla" Devrimi


Dünyaca ünlü markalar artık "Quick Apply" (Hızlı Başvuru) butonlarını standart hale getirdi. LinkedIn, Indeed veya Google profili ile eşleşen "Tek Tıkla Başvuru" seçeneği sunduğunuzda, adayın başvurusunu tamamlama ihtimali dramatik şekilde artar. Manuel veri girişi zorunluluğunu ortadan kaldırmak, adaya "Zamanına saygı duyuyoruz" demenin en kısa yoludur.

Kritik İstatistik: Appcast tarafından yapılan bir araştırma, başvuru formundaki soru sayısını azaltarak süreci 5 dakikanın altına indiren şirketlerin, aday dönüşüm oranlarında %365 oranında bir artış yakaladığını kanıtlıyor.

2. İşe Alım Süreçlerinde Şeffaflık ve Takvim Yönetimi


Adayların bir iş başvurusunda yaşadığı en büyük psikolojik bariyer belirsizliktir. "Acaba mülakatım nasıl geçti?", "Bir sonraki aşama ne olacak?", "Hala değerlendiriliyor muyum?" gibi soruların yanıtsız kalması, adayın markanıza olan güvenini saniyeler içinde zedeler. Şeffaflık, bir nezaket kuralı olmanın ötesinde, operasyonel verimliliği artıran bir güven inşasıdır.


Belirsizliği ortadan kaldıran bir aday yolculuğu için görsel süreç haritası. Adaylara mülakat aşamalarını ve sonuçlanma sürelerini en baştan sunmak, markaya olan güveni %50 oranında artırır.

Neden Önemli? Kontrol Hissi ve Güven İnşası


İnsan beyni belirsizliği "tehdit" olarak algılar. Adaya sürecin kontrolünün kendisinde (bilgi anlamında) olduğunu hissettirdiğinizde, olumsuz bir sonuç çıksa dahi markanıza duyduğu profesyonel saygı baki kalır. Ayrıca şeffaf bir takvim yönetimi, nitelikli adayların başka bir şirketten teklif aldığında "Sizin sürecinizin ne zaman sonuçlanacağını" bilmesini sağlar ve böylece en iyi yetenekleri rakiplere kaptırma riskinizi azaltır.


Derinlemesine İyileştirme Stratejileri


  • Görsel Süreç Haritası Sunun: Başvuru onay e-postasından itibaren adaya bir yol haritası sunun. Aday, kaç mülakata gireceğini, teknik bir test olup olmayacağını ve final kararının kim tarafından verileceğini en baştan bilmelidir.

  • Gerçekçi Zaman Çizelgeleri (SLA): "En kısa sürede döneceğiz" gibi muğlak ifadeler yerine; "Değerlendirme süremiz 5 iş günüdür" veya "Adaylarımıza en geç Cuma günü mesai bitimine kadar dönüş yapıyoruz" gibi net taahhütlerde bulunun.

  • "Değerlendirme Devam Ediyor" Güncellemeleri: Eğer süreç uzuyorsa, bir sonuç olmasa bile adaya "Hala değerlendirme aşamasındayız, gecikme için özür dileriz" şeklinde kısa bir ara bilgilendirme yapın.


Somut Uygulama Örneği: Süreç Bilgilendirme Kartı


Mülakat daveti gönderirken e-postanın altına şu şekilde bir bilgilendirme bloğu örneği eklemek, aday deneyimini bir üst seviyeye taşır:


Süreç Yol Haritamız:

  1. Tanışma Mülakatı (Bugün): Kültürel uyum ve genel beklentiler.

  2. Teknik Değerlendirme (3 İş Günü): Case study veya teknik test gönderimi.

  3. Panel Mülakatı (Gelecek Hafta): Bölüm yöneticisi ve ekip arkadaşlarıyla görüşme.

  4. Final Kararı: Başvurunuzdan itibaren toplamda en geç 15 gün içinde sonuçlanır.


Kritik İstatistik: Talent Board tarafından yapılan araştırmalar, sürecin başından itibaren net beklentiler sunulan adayların, genel aday deneyimi puanlarının %50 daha yüksek olduğunu ve bu adayların işe alınmasalar bile şirketi çevrelerine tavsiye etme oranının 2 kat arttığını gösteriyor.

3. Aday İletişim Stratejileri: Ghosting’i Önleme Yolları


İnsan Kaynakları literatüründe son dönemin en popüler ve bir o kadar da yıkıcı terimi: Ghosting. Adayın bir mülakata girmesi, emek vermesi ve sonrasında şirketten bir daha asla haber alamaması durumu. Sessizlik, bir profesyonele "değersizlik" hissi veren en ağır iletişim biçimidir.


Ghosting, sadece bir aday kaybı değil, yıllık milyonlarca dolarlık ciro kaybına neden olabilen bir iletişim krizidir. Bu görsel, otomasyon ile samimiyeti birleştiren kesintisiz aday bilgilendirme döngüsünü simgeler.

Neden Önemli? İtibarın Sessiz Katili


Adayların %75'i, başvurudan sonra hiç haber alamamayı en kötü deneyim olarak nitelendiriyor. Ghosting, sadece o adayı kaybetmenize neden olmaz; o adayın çevresindeki onlarca profesyonelin markanıza olan bakışını kalıcı olarak bozar. Bir İK profesyoneli için "yoğunluk" bir mazeret olabilir, ancak aday için bu durum markanın iletişim beceriksizliği olarak kodlanır.


Derinlemesine İyileştirme Stratejileri


  • Otomasyonu "İnsanileştirin": İletişimi otomatize etmek soğuk olmak zorunda değildir. Aday Takip Sistemleri (ATS) üzerinden kuracağınız tetikleyici mesajlar, adayın her adımda elinden tutulduğunu hissettirir.

  • "Kapanış" Kültürü Edinin: Her başvuru bir gün mutlaka resmen sonlanmalıdır. Adayı "belki ileride lazım olur" diye yanıtsız bırakmak yerine, süreci profesyonel bir notla kapatıp veri tabanınızda saklamak çok daha sağlıklıdır.

  • Zamanlı Bilgilendirmeler: Adaya "Size 1 hafta içinde döneceğiz" dediyseniz ve süreç uzadıysa, bir karar çıkmasa bile "Sürecimiz devam ediyor, sizi unutmadık" mesajı göndermek Ghosting riskini sıfıra indirir.


Somut Uygulama Örneği: İletişim Döngüsü Şablonu


İletişimi şu üç kritik noktada standartlaştırın:


  1. Başvuru Onayı (Anlık): "Merhaba [Aday Adı], başvurunu aldık! Ekibimiz CV'ni heyecanla inceliyor. [Tarih] gününe kadar bizden haber bekleyebilirsin."

  2. Gecikme Bilgilendirmesi (Süreç sarkarsa): "Merhaba [Aday Adı], değerlendirme sürecimiz beklediğimizden biraz uzun sürüyor. Seni bilgilendirmek istedik, önümüzdeki hafta ortasında kesin bir güncelleme ile burada olacağız."

  3. Aşama Geçişi: "Tebrikler [Aday Adı]! Bir sonraki aşamaya geçtin. Seninle tekrar görüşmek için sabırsızlanıyoruz."

Kritik İstatistik: Virgin Media tarafından yapılan bir analizde, kötü aday deneyimi (özellikle iletişimsizlik) nedeniyle kaybedilen adayların, markanın aboneliğinden de çıktığı ve şirketin yıllık 5 milyon dolardan fazla ciro kaybettiği ortaya konmuştur.

4. Yetkinlik Bazlı ve İnsan Odaklı Mülakat Teknikleri


Birçok yönetici mülakatı hala bir "sorgu paneli" olarak görüyor. Oysa modern işe alımda mülakat; iki profesyonelin vizyon, kültür ve yetkinlik açısından birbirine uygunluğunu tarttığı çift taraflı bir flörttür. Hazırlıksız bir mülakatçı, sadece adayı kaçırmakla kalmaz; maalesef şirketin profesyonellikten uzak olduğu imajını saniyeler içinde yayar.


Mülakatlar, adayın şirket kültürünü tanıdığı bir vitrindir. Bu görsel, hazırlıklı mülakatçıların aday üzerinde bıraktığı olumlu izlenimi ve yetkinlik bazlı değerlendirmenin profesyonel çerçevesini yansıtır.

Neden Önemli? Kültürel Aynalama


Adaylar mülakatçıyı, şirketin bir prototipi olarak görürler. Eğer mülakatçı geç kalıyorsa, adayın özgeçmişini mülakat anında ilk kez okuyorsa veya sürekli telefonuna bakıyorsa; aday bu davranışları şirketin genel çalışma kültürü olarak kodlar. Kaliteli yetenekler, kendilerine değer verilmeyen bir ortamda çalışmayı, maaş ne kadar yüksek olursa olsun reddetme eğilimindedir.


Derinlemesine İyileştirme Stratejileri


  • Önce Siz Hazırlanın: Mülakattan 15 dakika önce adayın özgeçmişini, portfolyosunu ve varsa paylaştığı projeleri inceleyin. Görüşmeye "Seni tanıyoruz ve buraya gelmen bizim için önemli" mesajıyla başlayın.

  • STAR Tekniğini İnsanileştirin: Yetkinlik bazlı sorularda (Situation, Task, Action, Result) sadece teknik başarıyı değil, adayın o süreçteki duygusal zekasını ve zorluklarla başa çıkma şeklini de anlamaya çalışın.

  • Adaya "Satış" Yapın: Mülakatın son %20'lik kısmını mutlaka adayın sorularına ve şirketin ona ne katacağına ayırın. Unutmayın, siz onu seçerken o da sizi seçiyor.


Somut Uygulama Örneği: Hazırlıklı Mülakatçı Kontrol Listesi


İşe alım yöneticileri için basit ama etkili rehber:


  1. Giriş: Şirketin vizyonunu ve bu pozisyonun neden kritik olduğunu adaya 2 dakikada özetleyin.

  2. Kişiselleştirilmiş Soru: "Özgeçmişinizde belirttiğiniz X projesindeki kriz anını nasıl yönettiğiniz çok ilgimizi çekti, biraz detaylandırır mısınız?" (Bu soru, adayı dikkatle incelediğinizi kanıtlar).

  3. Kapanış: "Sizin bize, kültürümüze veya ekibimize dair merak ettiğiniz neler var?" diyerek sahneyi ona bırakın.


Kritik İstatistik: LinkedIn tarafından yapılan bir ankette, adayların %83'ü, olumsuz bir mülakat deneyiminin daha önce sevdikleri bir şirket hakkındaki fikirlerini değiştirdiğini; %87'si ise harika bir mülakat deneyiminin, başlangıçta şüphe duydukları bir şirket hakkında onları ikna ettiğini belirtiyor.

5. Aday Deneyiminde Geri Bildirim ve Olumsuz Dönüş Yönetimi


Bir adayı işe almamış olmanız, onunla olan profesyonel ilişkinizin bittiği anlamına gelmez. Aksine, mülakat aşamasına kadar gelmiş bir aday, markanıza ciddi bir zaman ve enerji yatırımı yapmıştır. Süreci standart, ruhsuz bir "Ret" maili ile kapatmak, tüm o güzel deneyimi bir anda silip atabilir. Profesyonel bir reddediş, bir "Yetenek Geri Kazanım" stratejisidir.


Reddedilen adayların %80'i, süreç profesyonel yönetildiğinde markaya olan saygısını koruyor. Bu görsel, bir reddediş mesajını dahi aday için bir gelişim fırsatına dönüştüren 'Yetenek Geri Kazanım' stratejisini temsil eder.

Neden Önemli? Geleceğin Marka Elçileri


İstatistikler, reddedilen adayların %80'inin (eğer süreç profesyonel yönetildiyse) gelecekte aynı şirkete tekrar başvurmaya istekli olduğunu gösteriyor. Ayrıca, yapıcı geri bildirim alan bir aday, işe alınmasa dahi çevresine: "Beni seçmediler ama mülakat süreci harikaydı, bana çok şey kattılar" diyerek markanızın ücretsiz reklamını yapar.


Derinlemesine İyileştirme Stratejileri


  • "Robotik" Şablonlardan Kaçının: "Başvurunuz olumsuz sonuçlanmıştır" cümlesi bir son değil, bir hayal kırıklığıdır. Bunun yerine, mülakatın olumlu yanlarına değinen bir dil kullanın.

  • Gelişim Odaklı Geri Bildirim: Adayın neden elendiğini (eğer mülakata girdiyse) nazikçe belirtin. Teknik bir eksiklik mi var? Deneyim süresi mi yetersiz? Bunu bilmek, adaya değer verdiğinizi gösterir.

  • Hızlı Geri Dönüş: Karar verildikten sonra adayı haftalarca bekletmeyin. "Hayır" cevabını hızlı almak, "Belki" cevabı içinde beklemekten çok daha saygındır.


Somut Uygulama Örneği: Örnek Geri Bildirim Şablonu


Sıradan bir ret mesajı yerine şunu deneyin:


"Merhaba [Aday Adı], vaktin ve paylaştığın değerli bilgiler için teşekkürler. Ekibimizle yaptığımız değerlendirmede, teknik vizyonunu çok etkileyici bulduk. Ancak bu pozisyon için şu an [spesifik yetkinlik] alanında daha derin bir deneyim aramaktayız. Bu alandaki gelişiminle birlikte, gelecekteki rollerde seni tekrar aramızda görmeyi çok isteriz. Kariyer yolculuğunda başarılar dileriz!"


Kritik İstatistik: North American Candidate Experience Awards verilerine göre, mülakat sonrası yapıcı geri bildirim alan adayların, almayanlara kıyasla şirketle olan ilişkilerini sürdürme ve markayı tavsiye etme oranı %52 daha yüksektir.

İtibarınızı Veri ve Nezaketle Koruyun


Kusursuz bir aday deneyimi tasarlamak, sadece etik bir zorunluluk değil, aynı zamanda şirketinizin büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Başvuru formunun hızından, olumsuz bir dönüşün nezaketine kadar attığınız her adım, dijital dünyada markanızın silinmez ayak izlerini oluşturur. 2026 vizyonunda, yetenekleri sadece teknik birer kaynak olarak değil, birer marka elçisi olarak gören şirketler rekabette öne geçecek. Unutmayın; bugün reddettiğiniz aday yarın en sadık müşteriniz, en güçlü rakibiniz ya da en büyük marka savunucunuz olabilir. İşe alım süreçlerinizi veriyle optimize ederken insani dokunuşu korumak, şirket itibarınızın en güçlü sigortasıdır.


Daha fazla stratejik İK içeriği, işe alım trendleri ve veriye dayalı yönetim teknikleri için Blog Sayfamızı Ziyaret Edin ve iş dünyasındaki dijital dönüşümü Hiri ile keşfedin!


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


1. Aday deneyimi (Candidate Experience) tam olarak ne zaman başlar?

Aday deneyimi, bir adayın ilanınızı ilk gördüğü veya şirket isminizi dijital platformlarda arattığı ilk saniyede başlar. Başvuru formunun hızından mülakatın nezaketine kadar her temas noktası bu deneyimin bir parçasıdır.


2. İşe alım süreçlerinde "Ghosting" marka itibarına nasıl zarar verir?

Ghosting (adayı yanıtsız bırakmak), markanızın hantal, ilgisiz ve profesyonellikten uzak olarak etiketlenmesine neden olur. Adayların %72'si bu olumsuz deneyimi sosyal medyada paylaşarak potansiyel yetenek havuzunuzun daralmasına yol açar.


3. Başvuru formlarının uzunluğu aday kaybını (drop-off) nasıl etkiler?

Süreci 5 dakikanın altına indiren şirketler, aday dönüşüm oranlarında %365 artış yakalamaktadır. Uzun ve karmaşık formlar, özellikle nitelikli pasif adayların süreci en başında terk etmesine neden olan bir sızıntılı huni yaratır.


4. Reddedilen bir adaya geri bildirim vermek neden stratejik bir zorunluluktur?

Yapıcı geri bildirim alan adayların markayı başkalarına tavsiye etme oranı %52 daha yüksektir. Doğru yönetilen bir olumsuz dönüş süreci, reddedilen adayı bir marka elçisine dönüştürebilir.


5. Adayların %60’ının kötü deneyim sonrası ürün kullanımını bırakması ne anlama gelir?

Bu istatistik, aday deneyiminin sadece İK’nın değil, doğrudan satış ve pazarlamanın da bir sorunu olduğunu gösterir. İşe alım sürecindeki kötü muamele, doğrudan müşteri kaybı ve ciro kaybı anlamına gelir.


6. Şeffaf bir takvim yönetimi işe alım verimliliğini nasıl artırır?

Adaya sürecin kaç aşamadan oluşacağını ve ne zaman sonuçlanacağını söylemek güven inşa eder. Bu şeffaflık, nitelikli adayların başka bir şirketten teklif aldığında sizin sürecinizi beklemelerini sağlayarak yetenek kaybını önler.


7. Mülakatçıların hazırlıksız olması adayda nasıl bir algı yaratır?

Adaylar mülakatçıyı şirketin bir prototipi olarak görür. Hazırlıksız bir mülakatçı, şirketin düzensiz, özensiz ve çalışana değer vermeyen bir kültüre sahip olduğu mesajını saniyeler içinde verir.


8. İşe alım süreçlerinde otomasyon "soğuk" bir algı yaratır mı?

Hayır, doğru kurgulanmış bir otomasyon ilgi belirtisidir. Adayı her aşamada otomatik ama kişiselleştirilmiş mesajlarla bilgilendirmek, onu belirsizlikte bırakmaktan çok daha profesyonel ve insani bir yaklaşımdır.


9. Mobil uyumlu olmayan bir kariyer sayfası ne kadar aday kaybettirir?

Adayların %70'inden fazlası iş ilanlarına mobil cihazlardan bakmaktadır. Mobil uyumu olmayan bir sayfa, teknolojik olarak geri kalmış bir marka imajı çizer ve başvuruların büyük çoğunluğunun tamamlanmadan bırakılmasına yol açar.


10. Kötü aday deneyimi yaşayanların bu durumu paylaşma eğilimi neden yüksektir?

Dijital çağda adaylar emeklerinin ve zamanlarının karşılığını nezaket olarak görmek isterler. Hayal kırıklığına uğrayan bir aday, sosyal medya ve LinkedIn aracılığıyla diğer adayları uyarma ihtiyacı hisseder; bu da markanız için bir itibar krizi oluşturur.

 
 
 

Yorumlar


Bültenimize abone olun • Gelişmeleri kaçırmayın!

bottom of page